Tag: kameralı sohbet



4 Mar 10

senatoht ABDye rest çektik!
Ankara: Yasa çıkarsa 45 milyar dolarlık uçak, helikopter, silah, füze alımı anlaşmalarını iptal ederiz.

 
Amerikalı vekillerden oluşan komitenin 46 üyesinden 25’i ya Ermeniler’in yoğun olarak yaşadığı bölgelerden seçilen ve tasarı lehine daha önce oy kullanmış ya da bu yılki tasarıya imza koymuş isimler. Yani bu vekillerin evet oyu kullanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. ABD’de Ermeni nüfusunun en yoğun olduğu California eyaletinden komitede 9 üye bulunuyor ve bunların hepsinin tasarı yönünde oy kullanması bekleniyor. 26 Demokrat üyeden 18’inin, 20 Cumhuriyetçi üyeden de 7’sinin “evet” oyu kullanması bekleniyor. 2007 yılında yapılan oylamada komitede 48 kişi yer almış ve oylama 27’ye 21 sonuçlanmıştı. Ama komiteden geçen tasarının genel kurula gitmesini dönemin ABD Başkanı George Bush bizzat vekillere ve Meclis Başkanı Nancy Pelosi’ye telefon ederek engellemişti.

TÜRKİYE’DEN AMERİKAN ŞİRKETLERİNE ÜLTİMATOM

Bu tasarı geçerse silah ve uçak anlaşmasını unutun!

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi 1915 Ermeni olaylarının soykırım olarak tanınmasına yönelik tasarıyı bugün görüşecek. Oylama öncesinde Türkiye, milyarlarca dolarlık anlaşma yaptığı ABD savunma şirketlerine “anlaşmaları iptal ederiz” resti çekti. 5 şirketin CEO’su meclise mektup gönderip “sakın kabul etmeyin” dediTürkiye’nin yıllardan beri Amerikan meclisinden geçmesini engellemek için lobi şirketlerine para akıttığı Ermeni soykırımı yasa tasarısı bugün saat 17:00’de ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde oylanacak. 5-6 oy farkla kabul edilmesi beklenen tasarının geçmemesi için Türkiye tam saha presini sürdürüyor. Amerikan şirketleriyle milyarlarca dolar silah, uçak alımı ve füze anlaşması yapan THY ve Savunma Bakanlığı, bu şirketlere ültimatom vererek “Bu tasarı Amerikan meclisinden geçerse anlaşmaları iptal ederiz” resti çekti. Bu restin ardından ABD’de savunma, havacılık ve uzay endüstrisi alanındaki önde gelen şirketler, Temsilciler Meclisi milletvekillerini, tasarıyı reddetmeye çağırarak, geçmesinin Türkiye’ye ihracatı tehlikeye atacağı uyarısında bulundu. Lockheed Martin, Boeing, Raytheon, United Technologies ve Northrop Grunman şirketlerinin CEO’ları, Komite Başkanı Howard Berman’a, ortak mektup göndererek, “tasarının komiteden geçmesinin Türk-Amerikan ilişkilerinde çatlağa yol açacağı ve Amerikalıların iş faaliyetlerini riske atacağı”nı söyledi.

‘Türkiye’yi küstüremeyiz’

“Önemli bir NATO müttefiki ve ticaret ortağını küstürmenin, ABD’nin jeopolitik çıkarlarına ve hem ihracat hem de iş sahalarını artırma çabalarına olumsuz etkilerinin olacağı” belirtilen mektupta, Türkiye’ye Amerikan savunma ve uzay endüstrisi ihracatının geçen yıl 7 milyar doları geçtiği ve bu yıl da “aynı sağlam vaziyetini” sürdürmesinin planlandığı ifade edildi.

ABD’de 270’den fazla şirketi temsil eden Havacılık ve Uzay Endüstrileri Derneği (AIA) de, ayrı bir mektupta, tasarının geçmesine ilişkin kaygısını, Türkiye’ye ihracatın 2008 yılında üçe katlanarak 10 milyar doların üzerine çıktığı ve Amerikan şirketlerinin şu anda daha fazla silah satışı peşinde olduğu sözleriyle dile getirdi. AIA Başkanı Marion Blakey, “Mevcut ekonomide, en önemli ticaret ortaklarımızdan birini küstürerek, Amerikan ihracatının artırılmasına ve iş faaliyetlerinin sürdürülebilir kılınmasına sırtımızı çeviremeyiz” dedi. Berman’a bir uyarı da, Amerikan-Türk Konseyi Başkanı, ABD’nin eski dışişleri bakan yardımcısı Richard Armitage’dan geldi. Armitage, Berman’a gönderdiği mektupta, tasarı lehine bir kararın, “taraflı” olarak algılanacağı ve ABD’nin ihracatına uzun süreli olumsuz etkisinin olacağını belirtirken, “tasarının geçmesi “ABD’nin Türkiye’ye yatırımı ve Türkiye’deki yatırımlarına doğrudan ve uzun vadeli olumsuz etkisi olacaktır” dedi.

ABD Meclisi’ndeki Türkiye Dostluk Grubu’nda bulunan 24 kongre üyesi de bir mektup yazarak tasarının kabul edilmesinin Türkiye ile stratejik ilişkilere darbe vuracağı uyarısını yaptı. TBMM’den tasarının reddi yönünde lobi yapmak izere ABD’ye giden Türk vekiller heyeti de dün tüm günlerini Amerikalı vekillerle bire bir görüşme yaparak geçirdi. Özellikle Komite Başkanı Howard Berman’a tasarının geçmesinin doğuracağı sakıncalar anlatıldı.

45 milyar dolarlık rest!

ABD Meclisi’ne uyarı mektubu gönderen şirketlerle Türkiye arasında yaklaşık 45 milyar dolarlık silah, füze, uçak ve helikopter anlaşmaları ya da anlaşma potansiyeli var. Ayrıca ABD’nin Türkiye’ye 10 milyar dolarlık ihracatının tehlikeye gireceği belirtiliyor.

THY, geçen 8 yıl içinde Boeing’e 2 büyük sipariş verdi. 2010’dan başlayarak 2015’e kadar, 20’si kesin, 15’i opsiyonlu 35 adet 737-800 ve 737-900 tipi yolcu uçağı satın alınması planlanıyor. Ayrıca geçen temmuz ayında da 1.9 milyar dolarlık 7 777-300ER tipi uçakların da anlaşması yapıldı. Boeing önümüzdeki 20 yıl içinde Türkiye’ye 21 milyar dolarlık uçak satmayı öngörüyor. Ayrıca Kara Kuvvetleri ile de 1.2 milyar dolarlık 14 Chinook helikopteri anlaşması var.

İRAN ile sınır komşusu tek NATO ülkesi olan Türkiye, uzun yıllardır düşündüğü Patriot füze alımı ile ilgili Raytheon ve Lockheed Martin ile görüşüyor. NATO füze kalkanına Türkiye’yi de dahil etmek isteyen ABD hükümeti, geçen yıl eylül ayında Kongre’ye verdiği bilgide, Türkiye’ye 7.8 milyar dolarlık 13 Patriot ateşleme, 72 PAC-3 füze bataryasının satılabileceğini söylemişti.

Bu şirketin Lockheed Martin ile birlikte yürüttüğü ve Türkiye’nin de arasında bulunduğu 9 ülkenin yer aldığı 300 milyar dolarlık F-35 Joint Strike Fighter projesi bulunuyor. Türkiye bu projeye 11 milyar dolar yatırdı.

Hava Kuvvetleri’nde bulunan 216 adet F-16C ve F-16D savaş uçağının 2016’ya kadar modernizasyonu için Lockheed Martin şirketi ile üç yıl önce 635 milyon dolarlık sözleşme imzalandı. Ayrıca 50 F-16 satışı için de 2.9 milyar dolarlık bir anlaşma daha var.

TÜRK Kara Kuvvetleri’nin 109 adet çok maksatlı helikopter alımı için United Technologies tarafından üretilen Sikorsky’ler en büyük adaylardan. Anlaşmanın boyutunun 3-4 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Şirket, ihaleyi kazandığı takdirde bu helikopterleri Türkiye’de üretmek istiyor.

Süreç nasıl işleyecek?

- Ermeni yasa tasarısı ABD’nin iki yasama organından biri olan Temsilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler Komisyonu’nda bugün oylanacak.

- Çok büyük ihtimalle kabul edilip meclis genel kuruluna sevkedilecek.

- Bu durumda yasa tasarısını genel kurulda oylatma kararı Meclis Başkanı Nancy Pelosi’ye ait.

- Yasanın geçmesi için 435 vekilden 218’inin oyu gerekiyor. Yasa tasarısının altında ise 137 vekilin imzası var. Komitede kabul edilmesinin ardından bu sayının artması bekleniyor.

- ABD’de bir tasarının yasa haline gelmesi için Temsilciler Meclisi, Senato ve Başkan’ın oyuna ihtiyaç var. Ermeni tasarısı da Temsilciler Meclisi’nin ardından Senato’ya gidecek.

- Tasarının Senato’dan geçme ihtimali düşük.

- Ermeni diasporası ise Amerikan Meclisi’ne bunu kabul ettirerek Türkiye’ye karşı sembolik ve stratejik bir zafer kazanma peşinde.

2007’DEKİ OTURUMU ERMENİ PATRİK AÇTI

ABD Temcilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler Komitesi’nde 2007 yılının Ekim ayında kabul edilen Ermeni soykırımı yasa tasarısının açılışını Amerika’daki Ermeni patriği Karekin dualarla yapmıştı. Bu durum büyük tepkiye sebep olmuş, ayrıca sözde soykırımdan kurtulan Ermeniler’in de salona tekerlekli sandalye ile getirilmesi de vekiller üzerine baskı kurma çabası olarak değerlendirilmişti.

İşte oylanacak olan Ermeni tasarısı

Ermeni soykırımı 1915-1923 yılları arasında Osmanlı Devleti tarafından gerçekleştirilmiştir. 2 milyon Ermeni evlerinden olmuş, 1.5 milyon kadın, çocuk ve erkek hayatını kaybetmiştir. Kurtulan 500 bin kişi 2 bin 500 yıldır yaşadıkları topraklardan sürülmüştür.

24 Mayıs 1915 tarihinde İngiltere, Fransa ve Rusya ortak bir bildiri yayınlayarak tarihte ilk defa bir devletin insanlık suçu işlediğini belirten bir bildiri yayınladı.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından iktidara gelen Türk hükümeti, zanlıları Ermeni katliamları konusunda yargıladı. Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa idam cezasına çarptırıldı ancak bu ceza hiç uygulanmadı.

Avusturya, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya, Vatikan ve ABD’deki ulusal arşivler Ermeni soykırımını ortaya koyacak kanıtlarla doludur.

1913-1916 arasında ABD’nin Osmanlı Büyükelçiliği’ni yürüten Henry Morgenthau soykırımı engellemek için eylemler organize etmiştir.

Adolf Hitler, Yahudi soykırımı için emir verirken, “Ermeniler’i kim hatırlıyor ki?” demiştir. Amerikan Soykırım Müzesi 1981 yılında Ermeni soykırımı müzesini de bünyesine almıştır.

İşte bu kanıtlar ışığında ABD Temsilciler Meclisi olarak, Amerikan Dış politikasının Ermeni Soykırımı ve diğer konularda insan hakları ihlalleri, etnik temizlik ve soykırım meselelerinde gerekli hassasiyeti ve anlayışı göstermesini ve ABD Başkanı’nın dış politikanın bu şekilde oluşturulmasını sağlamasını talep ediyoruz. ABD başkanları 24 Nisan’daki anma gününde de Ermeni olayları için “soykırım” ifadesini kullanmalıdır.

94 yıllık kavga

ABD’de, Osmanlılar’ın Ermeniler’e karşı “soykırım” suçu işlediğini savunan ilk yasa tasarısı 1916 yılında meclise geldi. Temsilciler Meclisi bu tarihten itibaren yaklaşık 10 kez Ermeni ’soykırım’ tasarısını oyladı. En son 2000 yılında dönemin ABD Başkanı Bill Clinton ve 2007 yılında da George Bush’un müdahalesiyle tasarı gündemden düştü. Temsilciler Meclisi 1975 yılında bugünküne benzer bir yasayı onaylamıştı.

Buna göre yaza Senato’ya gidecek sonra da yasalaşacaktı. Ama Temsilciler Meclisi’nin yasayı onaylamasının ardından Kıbrıs

çıkarması nedeniyle zaten gergin olan ilişkiler kopma noktasına geldi. Hükümet, ABD’nin Türkiye topraklarındaki faaliyetlerini tamamen dondurdu. Bunun üzerine Temsilciler Meclisi yasayı Senato’ya yollamaktan vazgeçti.

Ermeni iddialarını 19 ülke kabul etti

TÜRKİYE’NİN karşı çıkmasına rağmen şimdiye kadar 19 ülkenin parlamentoları sözde “Ermeni Soykırımı” iddialarını tanıdı. Sözde Ermeni iddialarını içeren tasarının ABD’de Kongre’den geçmesi halinde “Soykırım” iddialarını tanıyan ülkelerin sayısı 20’ye yükselecek. 1965’den bu güne kadar toplam 19 ülke sözde soykırımla ilgili iddiaları kabul etti. Bu ülkelerde, sözde soykırımla ilgili tasarılar en çok 2005 yılında kabul edildi. Toplam 7 ülkede sözde soykırım, 2005 yılında tanındı.


Kategori: Haberler

Trackback Uri






27 Şub 10

balyozraporrrrr Operasyonu başlattığı tahmin edilen o rapor!
Balyoz’da düğmeye Askeri Savcılığın bilirkişi raporundan sonra mı basıldı?

1. Ordu Askeri Savcılığı’nın oluşturduğu heyetin ‘Balyoz Harekat Planı’ ile ilgili hazırladığı ve İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdiği bilirkişi raporunda çok çarpıcı değerlendirmeler yer alıyor. Askeri savcılığın özel kurye ile Özel Yetkili Cumhuriyet savcılarına gönderdiği bilirkişi raporunda ‘Balyoz Harekat Planı’nın “Hükümeti devirip devlet idaresine el koymayı öngören bir plan olduğu” tespitinde bulunuluyor. Rapor geçtiğimiz günlerde medyada yer almış, ancak Askeri Savcılık bir açıklama yaparak ’seminerin darbe planı olduğunun’ tespit edildiği yönündeki haberleri yalanlamıştı. İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nın ise, Askeri Savcılık’tan gönderilen rapor doğrultusunda operasyonu başlattığı tahmin ediliyor. Bu çelişki ise 1. Ordu Askeri Savcılığı’nın oluşturduğu heyetin hazırladığı raporun İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı ve Askeri Savcılık tarafından taban tabana zıt olarak yorumlandığını ortaya koyuyor.

İşte Askeri Savcılık tarafından farklı, İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından farklı yorumlanan o rapor…

1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’nın oluşturduğu bilirkişi heyetinin raporunda Balyoz Harekât Planı’na ilişkin çarpıcı değerlendirmelerin yer
aldığı ortaya çıktı.

Balyoz Güvenlik Harekât Planı’nıyla ilgili 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’nın 24 Şubat’ta İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdiği bilirkişi raporunda söz konusu planın “Hükümeti devirip devlet idaresine el koymayı öngören bir plan olduğu” belirtildi. Bu raporun, özel yetkili savcılığın tutuklama ve gözaltı kararlarının en önemli dayanağını oluşturduğu tahmin ediliyor.

Askeri savcılığın özel kurye ile Balyoz soruşturmasını yürüyeten Özel Yetkili Cumhuriyet savcılarına gönderdiği bilirkişi raporunda, ‘Balyoz Güvenlik Harekat Planı’nın sıkıyönetim uygulama esaslarının ötesinde tedbirleri ve faaliyetleri içeren bir plan olduğu” vurgulandı. Rapordaki en çarpıcı ifadeler ise “Hükümeti devirip devlet idaresine el koymayı öngören bir plan olduğu” şeklindeydi. Balyoz Güvenlik Harekat Planı soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet savcıları 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’ndan planla ilgili bilgi istedi. İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı ile eş zamanlı olarak Balyoz planıyla ilgil soruşturma başlatan Askeri Savcılık Taraf Gazetesi’nden 3 DVD ve bir CD’den oluşan belge ve ses kayıtlarını istemişti.

YETKİSİ DIŞINA ÇIKTI
Askeri savcılıkça oluşturulan bilirkişi heyeti de bu belgeleri inceledi. Hazırlanan bilirkişi raporu da özel kurye ile cumhuriyet savcılarına geçen Çarşamba günü ulaştırdı. İddiaya göre raporun sonuç bölümünde Balyoz Planı’yla ilgili şu çarpıcı tespitler yer aldı: Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından hazırlandığı anlaşılan Balyoz Harekat Güvenlik Planı’nın, sıkıyönetim uygulama esaslarının ötesinde tedbirleri, faaliyetleri içerdiği ve hükümeti devirip devlet idaresine el koymayı öngören bir plan olduğu vurgulanıyor.

Seminer planının Balyoz Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından ‘Balyoz Güvenlik Harekat Planı’ adıyla hazırlanmış bir plana ait olduğu ve bu planın basında yer alan Balyoz darbe planı’na benzediği ifade ediliyor. Plan seminerinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın karşı çıkmasına rağmen, Balyoz planın hazırlandığı ortaya çıktı.

Balyoz planın seminer başlangıcında ortaya konulan amaçlarından uzaklaşılarak yapıldığı tespit edildi. Seminerde yapılan bir sunumda bazı siyasetçilerin fotoğraflarının gösterildiği ve silahlı kuvvetlerin yetki alanı dışına çıkan konuşmalara rastlandığı belirlendi. 5-7 Mart 2003 tarihleri arasında yapılan seminere 29′u general toplam 147 subayın katılımıyla gerçekleştirildiği ifade edildi..


Kategori: Haberler

Trackback Uri






27 Şub 10

erdogann Tüm ülkelerde nükleer silaha karşıyız
Erdoğan: “Sende sayısız nükleer silah olacak, filancaya diyeceksin ki yapma. Bu adalet mi?”

Türk, soydaş ve akraba topluluklarının kurduğu sivil toplum örgütleriyle buluşma yemeğine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, küresel ölçekte tüm ülkelerin nükleer silah sahibi olmalarına karşı çıktıklarını belirterek, “Başta BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri, önce kendinizden başlayacaksınız ki sözün tesiri olsun. Daimi ülkelerde sayısız nükleer silah olacak, filancaya diyeceksin ki nükleer silah yapma. Ee sende var, seninkiler ne olacak? Bu adalet mi? Adaletin olmadığı bir dünyada küresel barışı konuşamayız” dedi.

Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı Faruk Çelik’in koordinasyonunda düzenlenen Türk, soydaş ve akraba topluluklarının kurmuş oldukları sivil toplum örgütleriyle buluşma yemeğine katıldı. Yemeğe, Devlet Bakanı Faruk Çelik, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Brüksel Parlamentosu’nun Hristiyan Demokrat Parti (CDH) üyesi Mahinur Özdemir katıldı. Başbakan Erdoğan, “Tarih ve talih bizi ayrı coğrafyalara dağıtmış olabilir. Ama bizim gönüllerimiz bir, yüreklerimiz ortak çarpıyor, hasretlerimiz, arzularımız, özlemlerimiz, kaderimiz bir. Biz hepimiz kardeşiz. Biz aynı boyun evlatlarıyız. Sevincimiz, hüznümüz bir. Solingen’de bir kardeşimizin burnu kanasa ayın anda 5 kıtada sızısını yüreğimizde hissederiz” dedi.

Son 7 yılda 81 ülkeye 233 ziyaret gerçekleştirdiğini belirten Erdoğan, “Türkiye ne kadar itibarlı olursa, sizlerin de itibarı oralarda o denli yüksek olacaktır. Sizler, hakkı cesaretle söyleyen bir ülkenin evlatlarısınız. Hiçbir yerde boynunuzu bükmeyin, bize boyun bükmek yakışmaz. Kendinizi yalnız, dışlanmış hissetmeyin. Şunu hiçbir zaman unutmayın burada güçlü bir ülke var, burada Türkiye var. Türkiye her zaman yanınızda olacak, bundan endişeniz olmasın. Birliğimizi sabote etmek isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Hacı Bektaşi Veli’nin dediği gibi ‘Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız” diye konuştu.

HANGİ MÜKTESEBATA SIĞDIRDINIZ

Avrupa’daki parlamentolarda, yerel yönetimlerde Türk soydaşların görev aldığını belirten Erdoğan, “Daha ileri, daha ileri… Hem sosyal yaşamda hem siyasi yaşamda bizim soydaşlarımız yerini alacaktır. Hiçbir zaman bize asosyal olmak ve siyaset dışı kalmak yakışmaz” dedi. Türkiye’nin bir eksen kayması yaşamadığını, normalleşme sürecinde yürüdüğünü kaydeden Erdoğan, “Biz Asya’yı bırakıp Avrupa’ya, Avrupa’yı bırakıp Asya’ya yönelen bir ülke değiliz. Biz artık dünya ülkesi Türkiye’yiz. Bugün Avrupa’da Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkan, yeni yeni engeller çıkaran liderler ne Avrupa tarihini ne de Avrupalı Türkiye’yi tanımıyor. Türkiye Avrupalı değil diyorlar. Bunu coğrafi, siyasi, ekonomik anlamda mı söylüyorsun? İnanın cevap veremiyorlar. Coğrafi anlamda söylüyorsan aç bak haritayı. Bugün AB içinde coğrafi açıdan Avrupa ile yakından uzaktan alakası olmayan ülkeler var. Güney Kıbrıs’ı hangi anlayışla aldınız, hangi AB müktesebatına sığdırdınız? Pişman olduklarını söylüyorlar, almak büyük bir hataydı diyorlar. Karar siyasi” şeklinde konuştu.

İSLAMAFOBİA VE IRKÇILIK İNSANLIK SUÇU

Erdoğan, ırkçılığın bir insanlık suçu olduğunu belirterek, “Başta Avrupa olmak üzere kimi ülkelerde tırmanan, vatandaşlarımıza ve soydaşlarımıza yönelen ırkçı saldırıları bir kez daha şiddetle kınıyoruz. Artan ırkçı eğilimler karşısında sessiz kalan liderleri, açıklamalarıyla ırkçılığı körükleyen yetkilileri uyarıyorum” dedi.

Antisemitizmin bir insanlık suçu olduğunu ifade eden Erdoğan, İslamafobianın da insanlık suçu olduğunu vurguladı. Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: “Marjinal örneklerden yola çıkarak tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması son derece yanlıştır. Kılık kıyafetinden, kullandığı kelimelerden dolayı insanlara ön yargıyla yaklaşılması, dışlanmaları, ötelenmeleri haksızlıktır, hukuksuzluktur. Bunu anlayışla karşılamamız asla mümkün değildir. Müslümanlara yönelik rencide edici tavır, söylem, politika ve yayınlar ifade özgürlüğü bahanesinin arkasına gizlenemez. Mesela karikatür, yok böyle bir şey. Karikatürize edeceksen, kendi değerlerini karikatürize et. Kalkıp da farklı inanç gruplarının saygın olan değerlerini karikatürize etmeyi kimse özgürlükler dünyası içinde tanımlayamaz. Özgürlükler sınırsız değildir. Büyük devletler farklı etnik ve kültürel grupların kendilerini öteki gibi hissetmedikleri devletlerdir. İnancına güvenen, inanç hürriyetinden korkmaz. Biz inancımıza da, düşüncemize de güveniyoruz. Ne inanç ne de düşünce hürriyetinden korkmuyoruz.”

ÇİFTE VATANDAŞ OLUN

Temel hak ve hürriyetlerin iç politika malzemesi yapılamayacağını, referanduma götürülemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, yurtdışındaki soydaşlara ‘çifte vatandaş olun’ çağrısı yaptı. Avrupa’da temel hak ve özgürlükler kapsamında çifte vatandaşlığa yasak koyan veya izin veren ülkeler olduğunu söyleyen Erdoğan, “Allah selamet versin, bakıyorsun benim vatandaşım çifte vatandaş olmam diyor. Yahu niye olmuyorsun. Ben onların pasaportunu taşımam diyor. Adeta ona din değiştirmek gibi geliyor. Türklüğünü nü kaybedeceksin? Yok ama olmam diyor. Bu konuda sivil toplum örgütlerimize büyük görev düşüyor. Sen ikinci pasaportunu alacaksın ve oranın siyasi yaşamında etkin hale geleceksin. Bu konuda rahat olun. Çift pasaport taşımak seni asli kimliğinden uzaklaştırmaz, merak etme” dedi.

KATLİAM YAŞATANLARDAN HESAP SORULSUN

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye olarak yerkürenin neresinde olursa olsun haksızlığa uğramış, itilmiş insanlar için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Gadre uğramış insanın dini nedir bakmayız. Haiti’deki çocukların çığlığı nasıl yüreğimizi sızlatıyorsa Gazze’deki çocukların feryadı da yüreğimizi aynı şekilde sızlatıyor. Gürcistan’daki, Karabağ’daki, Afganistan’daki, Irak’taki kardeşlerimizin durumu vicdanımızı sızlatıyor. 26 Şubat Hocalı katliamının yıl dönümüydü. Biz bu katliamları yaşamak istemiyoruz. Yaşatanlara İnsan Hakları Mahkemesi’nin ve Adalet Divanı’nın hesabını sormasını istiyoruz. Şu ülkenin bu ülkenin değil topyekun küresel ölçekte tüm ülkelerin nükleer silah sahibi olmasına karşı çıkıyoruz. Bizim çevremizde şu ülkede nükleer silah olacak, filanca da olmayacak. Hiçbirinde olmayacak. Başta BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri önce kendinizden başlayacaksınız ki sözün tesiri olsun. Daimi ülkelerde sayısız nükleer silah olacak, filancaya diyeceksin ki nükleer silah yapma. Ee sende var, seninkiler ne olacak. Bu adalet mi? Adaletin olmadığı bir dünyada küresel barışı konuşamayız.”

Türkiye’nin Avrupa’da 5,5 milyon yurttaşıyla AB’nin doğal üyesi olduğunu belirten Erdoğan, son 7,5 yılda 23 ülke ile vizelerin kaldırıldığını bildirdi. Erdoğan, yurt dışındaki soydaşların Türkiye’nin adeta bir büyükelçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Toplantı sonrasında katılımcılar Başbakan Erdoğan’a hediye verebilmek için birbirleriyle yarıştı. Erdoğan’a Ziynettin Kahraman isimli bir Afgan Türk’ü tarafından Afganistan yöresel kıyafeti olan ağladon giydirildi..


Kategori: Haberler

Trackback Uri






6 Şub 10


Sesli sohbet  sesli chat nedir  Nereden ve nasıl başlamalıyım Sohbet edebilmem için neler gereklidir.

İşte bu ve benzer soruların cevabına buradan ulaşabilirsiniz..

Sesli Sohbet yurt dışı ve yurt içinde’ki kullanıcıların internet üzerinden  hicbir ücret ve ek  ödeme yapmadan faydalandığı bir iletişim arkadaşlık, dostluk aracı olarak benimsenmektedir. İnsanların sesli konuşmak için genelde telefon gibi ücretli hizmetleri yoğun şekilde kullandığı günümüzde, sesli sohbet siteleri altarnatif ve zamanın en güzel değerlendirmesi  olarak görülebilir.

Örnek vermek gerekirse başka şehirde yaşayan bir kullanıcı sesli sohbet siteleri üzerinden akrabaları ile toplu şekilde veya boş bir sesli sohbet odasında bire bir konuşma ve kameralı bir şekilde sohbet  yapabilmektedir.TrSohbetLive.Com sohbet sitemiz üzerinden sesli sohbete giriş yaparak sitemizde bulunan kullanıcılarla yepyeni dostluklarla, aşklarla, arkadaşlarla tanışma fırsatı da yakalayabilir, yeni dostlar arkadaşlar edinebilirsiniz. Sesli sohbet sitelerinde “panel” ve “odalar” diye adlandırdığımız bölümler yer almaktadır. Panel, sohbet için gerekli olan sayfadır, odalar ise panelle birleştigi vakit sesli, kameralı, yazılı bir şekilde sohbet etme imkanını sağlayan araçtır.

Sesli Sohbet adındanda anlaşılacağı gibi kullanıcıların sesli ve görüntülü sohbet etmesini sağlayan speaky chat tabanlı bir sistemdir. Sitemize giren ziyaretçiler Sesli ve Görüntülü olarak sevdikleri ve arkadasları ile sohbet etme olanağı bulurlar.

Sohbete Bağlanmak İçin Burayı 1 Kez Tıklatmanız Yeterli.TrSohbetLive.Com Keyifli Sohbetler Diler.


Kategori: Görüntülü Sohbet Odaları

Trackback Uri






2 Şub 10

yaşananlar tamamıyle gerçek olup böyle bir şeyi ilk kez yazıyorum olayları kısaca anlatacağım adım şüko yaşım 43 eşimle monoton bir hayatımız vardı aşkı dışarlada arar olmuştum öyleki belli bir zaman snr işlerimin iyi olduğu sıralardı 18lik romen arkadaşım oldu hayatında ikinci kez sikilecekti çok korkuyordu sikilmekten arkaşın evine gittik hava soğuktu alkol ve sigara faslından snr yatma zamanı geldi çok korkuyordu sikilmekten onu yatıştırdım ikna oldu öpüşmeye başladık snr gogüsler derken bal kutusunu yalamaya başladım korkuyla karışık zevk almaya balamıştı snr iş 18liği dayamaya geldi benimki aşırı derece sertti amı daracık ve korkmasına değergi ama bu durum beni dahada çılgına çevirmişti kazmanın ucunu zorda olsa soktum artık altımda inliyordu bede siktikçe sikesim geliyordu ve sabaha kadar inleterek siktim 18lik aşkımı 9 ay böyle sürdü deks yaşantımız ama doymuyor arayıştaydım benim frii ve sikici oldumu bilen koşum bir hata yapmış karısını aldatmış benden yardım istedi onun siktiği fatoyu arayıp ara bulmamı istedi olur deyip aradım arkadaşıma kızıp itiraz etsede yapıcak bişeyi yoktu tmm dedi ve bitttini söyledi bende arkadaşıma ilettim ok dedi birgün canım sıkkın işi, erken bırakıp kafa çekcem diye niyet etmi,ştimki fato aradı napıyosun dedi arbayla dolaşcam dedim benide sl konuşuruz dedi gidip aldım mükemmel bir karıydı biraz sohbet ve alkolden snr benim ikinci eve gidelim dedim ikna ettim biraz sohbetten snr hemen dudaklarına ve yapıştımboynuna snrda göğüslere doğrü yalamaya başladım karşı koyamıyordu inlemeye başladı elbisesini çıkardım amını yalamaya başladımki bitti artık 18liği yapıştırdım altımda inim inim inliyodu ben siktikçe o boşalıyorgu bu 9 ay boyunca hergün sürdü ben iki evliyim karımı memlekete gönderdim bir aylığına gene azdımmı bilmiyorun ama seviyeli sırdaş evli yada çift olabilir ben varım sır beninim için önemli karasu.
hikayeler

Kategori: Cinsellik

Trackback Uri






2 Şub 10

Komşu kızı esma kimseyi begenmezdi ondaki göt tüm mahallenin erkeklerini götçü yapmıştı.hele kot pantolona sıgmayan götünün yarıgı hep dışarda gezerdi sandelyeye oturdumuydu arka şakı açıktaydı annesi sema hanım kızının bu açık kıyafet merakına zamane gençligi dermiş.ben esma ile komşuydum.kışın hep bana gelip internete girer onunla samimiydik.esma hep arkadaşlık sitelerine takılırdı.arada porna resimler çıkınca domalan kadınlar çıkınca kadındaki göte bak aynı benim göte benzermiş derdi.benim yaragımı kaldırırdı orospu.bir ara böyle şaka yaparken gerçekten o göt porna sitesine girdi fatsex bir pornaydı kadının harman yeri gibi götü vardı adamdaki yarakta 25 lik falandı bunu indirdi ve ızletmeye başladı ikimizde videoya bakarken o bana bu kadının yerinde olup götten koca yaragı almak isterdim dedi.bende ona bu kadınada ben arkadan saplamak isterdim deyince esma benden 6 yaş büyüktü ben 18 yaşındaydım.annemde esmalarda oturmaya gitmışti benim bilgisayarın oldugu odada yatagım zaten vardı bana paşam niye elin pornasına bakıyoruz.kendi pornamızı çevirelim dedı.ben kamarayı ayarladım kayıt başlamıstı ve domaltıp götten sikerken inim inim inliyordu onu götten sikmeye başlayınca gerisi gelmişti artık.
hikayeler

Kategori: Cinsellik

Trackback Uri






2 Şub 10

ben 23 yaşındayım bundan 2 sene önceydi.üniverste 2.sınıftayken internetten dilekle tanılmıştım.birbirimizi görtüp hoşlanmışltık ama böyle kameradan gormek saçmalıktı. yanına gitmeliydim.dilek kapalı bir kzdı. tam istediğim gibiydi. sonra buluşup yuzyuze goreüşmeye jkarar  o gün gelmişti.ilk gordüğümde kameradakinden daha güzeldi vucudu harikaydı.beraber kafeye gittik 1 kaç saat geçtşkten sonra iyice yakınlaşmıştık.sikimin kalkyığının farkındaydı ve bir bıoşluk bulup elini aletime attı dudaklarına yapıştım biraz öpüştükten sonra fermuarımadan sikimi çıkardı yalamaya başladı deli olmuştum şimdi biri gorecek dur dedim . kafasını kaldırdı üstünü başını düzeltmek için lavaboya gitti dayanamadım arkasından bende gittim lavabo tek kişilik olduğu için içeri girmek için da-aha cesaretliydim.kapının kilitlenmediğini göründce girdim içeriye türbanını düzeltiyordu ne oldu bitanem dedi.seni seviyorum canım dedim ve dudağına yapıştım.oda karşılık cerdei gögüslslerini açyım yalamaya başladım ve dedim ki bakiremisdin sen .beni itti şüphen mı var dedi. yok sordum dedi.inanmıyorsun sen dedi ve eteğini yukarı kaldırdı külotunu nindirdei bak inanmıyorsaN dedi iyice azmıştım.fermuardan yarağımı çıkardım dolgun yarağımla amına yaklaştım ve yavaşça sürtündüm.yapma diyordu kızım zben diyorsdu ama iş işten geçmişti yatırdım oraya girdim zbACAaklarının arasına ve başladım açmaya amını kan geliyortdu artrtık bakireliğini almıştım. çok gerçmeden hızlandım ve boşaldım…….bu olaydan sonra hep buluştuk ama 2. defa ablasında siktim onuda sonra anlarırım
hikayeler


Kategori: Cinsellik

Trackback Uri






2 Şub 10

Ben serap dul kalınca yaraksız yapamadım.38 yaşındayım tam bir esmer bombayım.bazan tenhada yanlız giderken mahallenin delikanlıları bana asılırlardı.yavrum emişelimmi ne göt var sende sikişelimmi diye laf atarlardı.ben onlara pas vermezdim.sadece istedigime vermek isterim.alt komşumuzun askerden gelen oglu ziya beni etkilemişti arada şortla spor yapardı.oda annesi ve küçük bacısı vardı.ziyanın gözüde benim dışa dogru çıkan dolgun götümdeydi.bir gün onlara tatlı götürdüm evde kimse yoktu evde şortla spor yaparmış.beni kıllı gögüsleri ve dolgun pazuları amımı sulandırmıştı.beni buyur etti lise mezunuyduk ikimizde kulturluyduk.bana neskafe ikram etmek istedi.ben ona ben hazırlayım dedim mutfaga beraber girdik ben cezve fincan ararken mutfakları dardı arkamdan o kalkan yaragını dolgun götüme hissettirerek arkama surtunup ust cekmeceden cezve fincanları aldı bana verdi.benim hoşuma gitmişti gözgöze geldik ziya beni adeta yemek için sabırsızlanıyordu.ben neskafe yaptım ziyanın karşına oturdum mini yırtmatçlı etek giymiştim o gün kilotta giymedim ziyaya karşı firik ımı yeni traş etmiştim o benim kabarık amımı görünce ziya bana serap hanım bu gün kilot giymemişsiniz içiniz gözüküyor dedi.ben hiç kilot giymem ziyacıgım sende ammada çapkınsın gözünde hep amımda götümde gözün varsa sana veririm dedim.ziya hemen yanıma gelıp beni kaldırıp yatak odasına götürdü.götürürken çamalaya çamalaya götürüyordu o hemen sortunu cıkardı.o ne kalın ve kocaman yaraktı agzıma alıp emdikce ziya bogazıma sokuyordu.ona amıma koy diye altına yattım ziya amımı ve memelerimi emiyordu ben cıldırmıştım beni bacakomza yapıp amıma kökledi beni 20 dakikada boşaltmıştı.içime dölünü akıtmıştı.sonra domalttı beni o göt hastasıymış kremledi yaragını bana arkadan vuruyordu.ben sok ziyam koca yaraklım diye inlerken ziyada götümü siktikce oda boga gibi ıkınıp köklüyordu.artık ziyanın göt kralıçesi olmuştum.o yarak benimdi artık götten yemeden duramıyorum.
hikayeler


Kategori: Cinsellik

Trackback Uri






2 Şub 10

Kewell kaptanına yol gösterdi

Kewell kaptanına yol gösterdi

Galatasaray’ın Avustralyalı yıldızı Harry Kewell, sarı-kırmızılı takımın kendisi için yeniden bir doğuş olduğunu söyledi. Kewell, TFF’nin yayın organı Tam Saha’da yer alan röportajında şöyle konuştu: “Menajerim ilk teklifi söylediğinde çekinmiştim ancak G.Saray benimle şartsız ilgilendi. Ailemle de konuşarak buraya gelmenin doğru olacağına karar verdik. Geldiğimde havalimanında muhteşem bir kalabalık vardı. Bu fantastik bir durumdu.

TARAFTAR İNANILMAZ

TARAFTARIN attığım gollerden sonra söylediği şarkılara çok teşekkür ediyorum. Gerçekten inanılmazlar. Şarkıyı duyduğumda çok keyif alıyorum. Ancak benim için en önemlisi takım. İngiltere’de ManU-Liverpool derbisi varsa sizin de belki de dünyanın en büyük derbisi olan G.Saray-F.Bahçe derbiniz var. Bunu iyi pazarlamanız lazım. Ne olursa olsun, en sevdiğim sporcu Tiger Woods.”

RIJKAARD KEYİF VERİYOR

ARDA’NIN yurt dışına transferi konusunda fikrimi söylemem taraftar açısından tehlikeli bir konu olur. Arda kariyerinin dönüm noktalarından birisini yaşıyor. Eğer kendinizi en iyilerle kıyaslamak istiyorsanız, en iyiler arasında olmak istiyorsanız, İngiltere, İspanya ya da İtalya’da kendinize şans tanımanız gerekiyor. Liverpool’da devamlılık sağlayamadım ama Rafael Benitez hep yanımdaydı. Yollarımızı ayırmamız gerekiyordu. Şimdi bu sayede teknik direktörlüğüne hayran olduğum ve futbolcuyken idollerimden biri olan Rijkaard’la çalışıyorum. Onun için futbol oynarken çok keyif alıyorum, futbola bakış açısını çok seviyorum. Rijkaard ve G.Saray sayesinde futbol oynamaktan tekrar keyif alıyorum.

HEP FEDAKÂRLIK YAPTIM

NEILL’IN gelmesine çok sevindim. Beni aradığında da buraya gelmesinin harika olacağını söylemiştim. Türkiye’de insanlar kazanmayı gurur ve onur meselesi haline getirebiliyorlar. Ancak kararları daha profesyonelce vermeniz gerekebilir. Yaşadığım sakatlıklarla ilgili gerçekleri zamanı gelince anlatacağım. Ya her şeyden vazgeçecektim ya da birçok şeyden fedakârlık yapıp tekrar sahaya çıkıp futbol oynayacaktım.


Kategori: Haberler

Trackback Uri






2 Şub 10

Daum oğlu babasına taktik verdi

Daum oğlu babasına taktik verdi

Fenerbahçe’nin, Sivas’tan farklı galibiyetle dönmesinde, Daum’un oğlu Marcel’in payı olduğu öğrenildi.

Takımın tek analizcisi olan Marcel, 1-1 biten ilk yarının sonunda soyunma odasında babasına “Rakibin kanatları çok zayıf. Eğer kanatlardan bindirebilirsek, onları çözeriz. Sağ ve sol taraftan çok pozisyon veriyorlar” şeklinde rapor verdi. İlk yarının rakamsal verilerini de inceleyen Daum, oğluyla aynı kanaate vardı ve devre arası konuşmasında futbolcularına, “Sürekli göbekten delmeye çalışıyoruz. Bu onların ekmeğine yağ sürüyor. Fiziksel olarak onlardan daha iyiyiz. İkinci yarıda zaten düşecekler. Topu çizgilere indirdiğimiz takdirde kolay gol buluruz. Orta saha oyuncuları topu ayağına aldığında önce kanatlara baksın” sözleriyle uyarıda bulundu.

ÜÇ GOL KANATTAN GELDİ

İkinci yarıya bu talimatla çıkan sarı-lacivertli futbolcular, rakibin uyuduğu bir anda uzun topta 2′nci golü Semih’le buldu. Bu golden sonra rahatlayan Fenerbahçe, Daum’un talimatını da yerine getirdi ve sol taraftan Uğur Boral’la iki, sağdan da Gökhan Gönül’le bir gol buldu.


Kategori: Haberler

Trackback Uri