Tag: facebook



7 Mar 10

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in rakiplerinin ve gazetecilerin e-postalarını hack’lediği öne sürüldü.
Busıness Insider Dergisi’nin haberine göre, Facebook’un kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg (26), en az iki kez özel yaşam yasasını ihlal etmekle suçlanıyor. 2004 yılında kendisi aleyhinde Harvard öğrenci gazetesi The Crimson’a makale yazacağını öğrendiği gazetecinin Facebook hesabını hackleyen Zuckerberg, daha sonra kendisini sosyal site fikrini çalmakla suçlayan Harvard’daki rakiplerinin hesabını da ele geçirdikten sonra, aynı rakipleri tarafından kurulan alternatif siteye de sabotaj yapmaya çalıştı.

Bu olayda Zuckerberg, Harvard’dan üç öğrenci tarafından kendilerini bilerek yanlış yönlendirmekle suçlandı. Söz konusu üç öğrenci, Harvard bünyesinde HarvardConnection.com adlı bir site kurmayı planladı. Yardım önerisinde bulunan Zuckerberg, onları bilerek yanlış yönlendirip, sitenin kurulmasını engellemeye çalıştı. 2004 yılından itibaren adı ConnectU olarak değiştirilen sitenin kurucuları, Zuckerberg’e dava açtı. Dava, mahkeme dışında Zuckerberg’in 65 milyon dolar ödeme yapacağına dair varılan anlaşmayla sona erdi.


Kategori: Haberler

Trackback Uri






6 Mar 10

ERDOGANTASARIITEPKIII Erdoğandan Ermeni tasarısına sert tepki

“O mecliste ‘Evet’ oyu verenlerin kaçı haritada Ermenistan’ın yerini gösterebilir?”“ABD’de Dışilişkiler Komitesi’nde Ermeni iddiaları kabul edildi. Şimdi ne oldu? Kim ne kazandı? Tarih yeniden mi yazılacak? Orada resmen bir komedi yaşandı. Bir kişi ‘Hayır’ oyu verse tasarı kabul edilmeyecekti. Tarihe böyle bakılabilir mi? O mecliste ‘Evet’ oyu verenlerin kaçı haritada Ermenistan’ın yerini gösterebilir? Bunların kaç tanesi Osmanlı tarihini biliyor. Siz elinizi indirip, kaldırıp oy kullanacaksınız ve böyle bir tarih yazılacak öyle mi? Türkiye çok büyük bir ülkedir ve Türkiye’nin büyüklüğünü anlamayanlar anlayacaklardır. Biz dış politikada dik durmaya devam edeceğiz. Orada verilecek kararlar da bizi bağlamaz. Bu ülke bir kabile devleti değildir. Bu karar Türkiye’ye hiçbir zarar vermez. Kaybeden biz olmayız. Kaybeden küçük düşünenler, husumetle, intikam duygusuyla hareket edenler olur. Biz doğru bildiğimiz yolda ilerlemeye devam edeceğiz.


Kategori: Haberler

Trackback Uri






6 Mar 10

HAYATASARILMAKKK İşte dünün fotoğrafı

“Hayata Sarılmak”

AK Parti Sosyal İşler Başkanlığı tarafından düzenlenen “Hayata Sarılmak” programına katılan Başbakan Erdoğan, eğitim desteği alan özürlü öğrenci sayısının 200 bine çıktığını ve her ay 432 lira eğitim desteği verdiklerini söyledi. Özürlü bir gencin Başbakan Erdoğan’a sıkı sıkı sarılması dikkat çekti.

Başbakan Erdoğan dün, AK Parti Sosyal İşler Başkanlığı tarafından düzenlenen “Hayata Sarılmak” programına katıldı. Televizyon yapımcısı Acun Ilıcalı, işadamı Sadettin Saran, Dilek Sabancı, Bedensel Engelliler Federasyonu Genel Başkanı Tunç Tonger’in konuşmacı olarak katıldığı programda kürsüye çıkan Erdoğan şunları söyledi:

“Kimseyi hor görmeyiz” 

“Bu ülkenin her bir vatandaşı, devlet nazarında, hukuk nazarında, imkanlar ve fırsatlar önünde eşittir. Her bir vatandaş, bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır. Hiç kimseye ayrımcılık yapılamaz, yapılmamalıdır. Hiç kimse insani vasıflarından, doğuştan gelen, doğuştan sahip olduğu vasıflarından dolayı ayrımcılığa tabi tutulamaz. Bunun dini şudur, etnik kökeni şudur, şu mezheptendir, özürlüdür, hastadır, vesairedir’ diyerek hiç kimse farklı uygulamaya maruz bırakılamaz. Kimseyi doğuştan gelen ya da hastalıklardan, kazalardan kaynaklanan durumları dolayısıyla hor görmüyoruz. Dışlanmasına, farklı muameleye maruz bırakılmasına da asla müsaade etmiyoruz. Ne olursa olsun, kim olursa olsun, nerede olursa olsun ‘önce insan’ diyoruz.”

2002 yılında eğitim desteği alan özürlü öğrenci sayısının 19 bin olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, bugün itibariyle bu sayının 200 bine çıktığını söyledi. Her ay 432 lira eğitim desteği verdiklerini kaydeden Erdoğan, bir il ziyaretinde eşi işsiz, çocuğu özürlü bir kadın ile yaşadığı bir olayı anlattı. Çocuğu için aldıkları 432 lira ile geçindiğini kendisine aktardığını belirten Erdoğan, “Bununla ev geçindirilir mi? Sonra eşiyle ilgili durumu öğrenince de arkadaşlara söyledik, gereken talimatı verdik” dedi.

Otistik engelli 14 yaşındaki Buğra Çankır’ın piyano resitali salondakileri büyüledi. Başbakan Erdoğan da Küçük Buğra’yı sarılarak kutladı.

İŞARET DİLİYLE ‘SİZİ SEVİYORUM’

Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’ndeki “Hayata Sarılmak” programına eşi Emine Hanım’la birlikte katıldı. Erdoğan salonda bulunanları selamlarken sağır ve dilsizlere de işaret diliyle “Sizi seviyorum” dedi. Daha sonra engelli gençlerin gösterileri beğeniyle izlendi. Başbakan Erdoğan katılımcılara birer plaket hediye etti.


Kategori: Her Telden

Trackback Uri






6 Mar 10

yüz 300x132 Pürüzsüz bir cilt için 5 pratik öneri..!!

Baharın müjdecisi cemrelerin sonuncusu yarın toprağa düşecek. Havaların ısınmasıyla da cilt, daha fazla bakıma ihtiyaç duyacak. Bir internet sitesi ısı farkının cilde verdiği hasarı ortadan kaldıracak 5 pratik öneride bulundu:

Nemlendirici kullanın, sigarayı terk edin, yüzünüzü ılık suyla yıkayın.

Sıcak havalarda vücudunuz kendisini dengelemeye yardımcı olmak için en az 11,5 litre ter üretebiliyor. Bu sistemin sağlıklı olması için, cildiniz sürekli yeni cilt hücreleri üretiyor ve dakikada 50 bin eski hücreyi atıyor.

Ayrıca, cildiniz mikroplara karşı bir savunma oluşturup organlarınızı da koruyor. Cildiniz dokunma duyunuz için bir kanal görevi görüyor.

Ancak, buna rağmen birçok insan cilt bakımına için çok fazla zaman ayırmıyor. Günde birkaç dakika ayırarak cildinize güzel bir şekilde bakabilirsiniz. Böylece cildiniz hem iyi görünür, hem de daha iyi olur.

İşte birçok insanın yaptığı en yaygın 5 cilt bakımı hatası:

1. Güneş kremi kullanmamak: Ultraviyole ışınlar evinizden çıktığınız andan itibaren ve hatta arabanızda cildinizde hasara neden olabiliyor.

Dermatologlar, güneşin cildinizi tahriş etmemesi için sadece plajda değil, normal hayatımızda her gün güneş kremi kullanmanızı öneriyorlar.

Güneşin ışınları cildinizin derinlerine girerek, DNA’nıza zarar verir, kolajenleri yok eder, A vitamini gibi gerekli besinlerin dış katmanını tüketir.

Hatta, çocukluktan kalan birkaç ciddi güneş yanığı ileriki yıllarda cilt kanseri gelişme riskini artırıyor. Bu nedenle aileler, çocuklarının güneş yanığı olmaması için dikkat etmeliler.

Yıllar geçtikçe, UV radyasyonu kırışıklıklara, cildin solmasına ve lekeler oluşmasına neden oluyor. UVA ve UVB ışınlarını engelleyen en az 45 faktör güneş kremi kullanmalısınız.

Bu krem UVB ışınlarının yüzde 99′unu önleyebilir. Güneş kremi kullanmayı düzenli olarak uygulayın.

2. Sigara içme: Michigan Üniversitesi’ndeki bir araştırmada, araştırmacılar sigara içmeyle cilt hasarı arasında doğrudan bir bağlantı buldular.

Katılımcılar ne kadar uzun süre ve sıklıkta sigara içerse hasar o kadar kötü oluyor. Cilt hasarı özellikle 65 yaş ve üstü katılımcılarda görülürken, genç içiciler de yavaş yavaş etkileniyor.

 Sigara içmek cilde birkaç şekilde zarar veriyor. Öncelikle, cildi yumuşak ve esnek tutan bir protein olan kolajen üretimini engelliyor. İkinci olarak, sigara cilde yakın olan kan damarlarını darlaştırılıyor. Kolajensiz ve oksijensiz kalan cilt kırışıyor ve sert bir görünüm kazanıyor.

3. Nemlendiriciyi unutmak: Arkeologlar, Roma dönemine ait tarihi eserleri arasında günümüz nemlendiricilerine benzer bir madde bulunduğunu keşfettiler. Krem hayvan yağı ve nişasta içeriyordu. Bu karışım çok yağlı olmadan cildi nemlendiriyor.

Bugün, koyun yağının yerini cildi yağlamaya, yağı içeride tutmaya yardımcı olan nemlendiriciler, yumuşatıcılar aldı. Duştan çıkınca hemen nemlendirici uygulayarak, kuru cildin yanında egzema ve dermatit gibi ciddi cilt sorunlarıyla mücadele edebilirsiniz.

Nemlendirmek, daha soğuk iklimlerde bilhassa önemlidir. Çünkü kuru hava ve rüzgar cildin nemini çeker ve çatlamasına, pul pul olmasına yol açar.

4. Sert bir temizleme yöntemi kullanmak: Marketlerde satılan sayısız temizleyici ürün, cildiniz üzerinde tahrişe neden olabilir. Sabunlar, vücudunuzu yağdan ve kirden arındırır ve daha güçlü olan sabunlar cildinizi kurutabilir ve kaşındırabilir.

Çok fazla yüz temizleme ters etki yapar. Dermatologlar, sabun içermeyen, kokusuz ve yumuşak temizleyicileri öneriyorlar. Ayrıca, sıcak su ve kuru kış havası cildiniz için kötü bir karışımdır. Cildinizin kurumasına ve kaşınmasına yol açar.

Uzmanlar, kısa süren ve ılık suyla duş almanızı öneriyorlar. Temiz bir cilde sahip olmak, iyi bir cilt bakımının parçasıdır.

5. Yatmadan önce makyajı temizlememek: Makyaj malzemeleri, alüminyum tozu içerdiği için yüzünüze metalik bir parlaklık veriyor.

Ancak, her gece yatmadan temizlemezseniz makyaj cildinize zarar verir. Makyaj yağı ve kiri hapsediyor, gece boyunca gözeneklerin kapanmasına neden oluyor.

Ayrıca, makyaj uzun sürede cildinizi tahriş eden maddeler içerebiliyor. Yüzünüzdeki makyajı silmek, cildi temizlemenin ilk adımıdır.


Kategori: Haberler

Trackback Uri






6 Mar 10

tanemmansettttt Acunun kanatları altında mutluyum

Yeteneklilerin ve yeteneksizlerin dostu, ekranın en kıpır kıpır kızı Tanem Sivar ilk kez HT Cumartesi’ye konuştu.

Siz onu kamera önünde görüp sevdiniz ama Tanem Sivar parlak ışıkların gerisinde durmayı hedefliyor. Tanem Sivar’ı Acun Firarda ile tanımıştık. Acun’un pek de başarılı olmayan İngilizcesi’ni kendi Amerikan aksanı ve güzel gülüşüyle kapatıyordu. Sonra Cenk ve Erdem’le Vidivodo programını sunarken, ikilinin esprileri ve sivri dilleriyle çok iyi başa çıkıyordu. Hatta hazır cevaplığıyla takdirimizi kazanmıştı. Şimdiyse Yetenek Sizsiniz Türkiye’de aralarda dans eden, çocuklarla çok iyi anlaşan, tüm yarışmacılarla arkadaş olan bir Tanem Sivar var. Sağlam adımlarla ilerleyen ve Acun Ilıcalı’nın kanatları altında televizyonun inceliklerini öğrenen bu kızı ekranda daha çok görmek istiyor hayranları. Ben de hiçbir gazeteye röportaj vermeyen Tanem’i yakalamışken bolca konuşturdum. Neyse ki göründüğü kadar içten biriymiş, her soruyu temkinli ama dürüstçe cevapladı.

HT CUMARTESİ- HEJA BOZYEL

Oldukça zengin bir ailenin kızı olduğunuzu duydum…

Çok zengin bir ailenin kızı değilim, hem zenginlik neye ve kime göre değerlendirilir ki? Ortalamanın üstündeydim diyelim.

Yurtdışında sinema eğitimi almışsınız, Amerika’da çok daha gelişmiş ve düzenli bir sektör varken neden Türkiye’ye döndünüz?

Amerika’ya gitmeye karar verdiğim gün, mezun olduğumda Türkiye’ye döneceğime de karar vermiştim. “Okuyayım, kendime katabileceklerimi katayım ama eninde sonunda buraya döneyim” diyordum. Amerika’yı
çok seviyorum, kız kardeşim de orada endüstri mühendisliği okudu sonra da kaldı. Annem de ABD’de doğdu, 30 yaşına kadar orada yaşamış. Babam hâlâ orada. Ama ben Türkiye âşığıyım.

Amerika’da da televizyon kanallarında çalışmışsınız…

Üniversitede okurken zorunlu staj döneminde San Diego’da Fox’ta haber masasındaydım. Çok da keyifliydi, hatta kalmamı istediler. Sonra bir dergide de çalıştım, yeni mekânları yazıyordum, fotoğraf  çekiyordum. Ama aklım buradaydı.

Dergicilik çok keyiflidir, burada da bir dergide çalışmayı düşünmediniz mi?

Orada kendi zevkime bırakıyorlardı, küçük yazılar yazıyordum. Burada da yazmayı çok isterim ama benim yazdıklarımı kim ister onu bilmiyorum.

Hakim olduğum konularla ilgili yazacaksam, neden olmasın?

Hâkim olduğunuz konular neler?

Mesela sinemayla ilgili yazabilirim. İstanbul’u çok sevdiğim için şehirdeki mekânlarla ilgili fikirlerimi yazmak isterim ama kim ne kadar ilgilenir bilmiyorum.

TUĞÇE KAZAZ YERİNE TANEM SİVAR

Televizyonu nasıl tercih ettiniz?

Mezun olup döndüğümde kamera arkasında bir iş aramaya başladım. Bir gün bir arkadaşım aradı; “Acun Ilıcalı diye bir arkadaşım var, dünyayı gezeceksin” dedi. Atladım hemen ama kamera önü olduğunu bilmiyordum. Görüşmeye gittiğimde Acun “Deneme çekimi yaparız” dedi. Ben şaşırınca “Sana kamera taşıtacağımı mı düşünüyorsun” diye sordu. Yine de hiç aklıma gelmemişti çünkü dünya güzeli insanlar vardı benim yerime. O sıralar mesela Tuğçe Kazaz çalışacaktı Acun’la. Evlenince olmadı. Seçileceğimi düşünmediğimden çok rahattım. Acun da doğallığa, rahatlığa önem veriyor. Seçildim ve hop Cannes’a gittik.

Sonra kamerayı sevdiniz galiba?

Sevdim gerçekten.

Kendi programınızı yapmayı düşünüyor musunuz?

Olursa tam olsun isterim. Şu an Acun’un kanatları altında mutluyum, medyada herkesin çalışmak isteyeceği biri.

Hiç oyunculuk teklifi geldi mi?

Bir iki dizi teklifi, reklam, küçük küçük sunuculuk teklifleri geldi.

Ekşisözlük’te sadece sizin için Acun Bey’in programlarını izleyenler olduğunu okudum…

Öyle mi? Hayret Ekşi’de tatlı bir şey yazmışlar. İnternetin bu kadar özgür olması büyük kâbus. Herhangi biri, herhangi bir laf söyleyebilir.

İnternet özgür olmamalı mı?

İnternet tabii ki özgür olsun, sitelere erişim engellenmesin. Ama keşke insanlar yazdıkları sözleri daha dikkatli seçse.

Röportaj vermeyi sevmiyorsunuz galiba?

Röportaj vereceğin gün kendini kötü hissedebilirsin ve ağzından istemediğin bir laf çıkabilir, bu durumun geri dönüşü olmaması tedirgin ediyor beni. Sonra o söylediğin şeyin karşına çıkarılması kötü. O yüzden ne kadar az konuşursam o kadar iyi diye düşünüyorum.

Notting Hill filminde Hugh Grant “Bugünün gazeteleri yarının çöpleridir” der. Gazetede adı geçen kişiler için öyle olmuyor galiba…

Çok güzel filmdir o. Artık internette hiç ummadığın sitelerde


Kategori: Haberler

Trackback Uri






6 Mar 10

genc 5 dakikada 5 yaş gençleşin

Güzel ve bakımlı bir cilt için ‘gençlik iksiri’ olarak anlandırılan iğnesiz mezoterapisi kırışıklıklar ve lekelerin kolaylıkla yok edildiğini söyleyen Doç.Dr.İbrahim Aşkar, 5 dakikada 5 yaş gençleşmenin mümkün olduğunu belirtti.

Otuzlu yaşlara gelindiğinde cildin kuruluğu ve yağ oranındaki azalmalar ile birlikte cilt de yaşlanmanın hızlandığı belirtildi. Yaşlanma ile beraber yüz derisinin yaşlanmasının ilk belirtisi olan ince çizgi ve karışıklıklar da ortaya çıkmaya başlar. Belli yaştan sonra derideki elastikiyette kaybolduğunu söyleyen Doç.Dr.İbrahim Aşkar, iğnesiz mezoterapi ile bu sıkıntının ortadan kaldırıldığını ve yaşlanmanın geciktirilebildiğini söyledi. Ciltteki kırışırıklık ve lekelere karşı ignesiz mezoterapi uygulaması ile 5 dakikada 5-10 yaş arasında gençleşmenin mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Aşkar şunları söyledi:

“Özellikle orta yaş kadınları için iğnesiz mezoterapi yıpranmış ciltlerde adeta doping etkisi yaratıyor. Mezoterapide vitamin, mineral, aminoasit, enzim ve ilaçlar orta deri tabakasına verilir. Yüz gençleştirme ve kırışıklık tedavisi dediğimiz mezolifting işlemi dışında, boyun dekolte ve el sırtı gençleştirmede de kullanılmaktadır. Yüz mezoterapisi cilde bebek cildinde olduğu gibi olağanüstü bir tazelik ve parlaklık verir. Cildi gerginleştirerek esnekliğini arttırır, kırışıklıkları ve porları azaltır, kollajen üretimini arttırır, hücre yenilenmesini arttırır, yaşlanmayı geciktirir ve cildi daha dolgun, pembe ve canlı hale getirir. Ayrıca mezolifting ile yeni oluşmuş pembe renkli cilt çatlakları ve lekelerin de belirli oranda tedavisi yapılabilmektedir. Kişinin cilt ihtiyacına göre öncelikle bilgisayarlı cilt analizi yapılarak, öncesinde fotoğraflama yapıldıktan sonra, tedavi planı oluşturulur. Seanslar ortalama 6-30 dakika sürer, seans sayısı ise ortalama 5′tir. Herhangi bir riski olmayan iğnesiz mezolifting işlemi için yaş sınırı söz konusu değildir. Özellikle çok sigara ve alkol içen kişiler; güneş, floresan lamba ve solaryuma maruz kalan kişiler, yoğun iş ve stres ortamında cildine bakamayan tüm kadın ve erkeklerde iğnesiz mezolifting kolaylıkla uygulanabilir. Bir seans sonrasında bile 5-10 yaş arasında gençleşme sağlanabilmektedir. Mezoterapi, gözaltı yağ torbalarının azaltılmasında da kullanılmaya başlanmıştır. İğnesiz mezoterapide, ilk seanstan itibaren hemen etki görmeye başlayacaksınız”.

Doç.Dr.İbrahim Aşkar, bunun dışında yaptıkları bazı tedavileri ise şöyle sıraladı:
“Estetik ve fonksiyonel rinoplasti, yüz germe, göz kapağı ve ağız çevresi revizyonları, kırışıklıkların tedavisi, göz kapağı estetiği (blefaroplasti), kepçe kulak ve kulak kepçesindeki diğer estetik problemlerin düzeltilmesi, çene büyütme ve küçültme operasyonları (mentoplasti), deride skar (yara izi) ve düzensizliklerin giderilmesi, lazer uygulamaları (yüz soyma, lekelerin ve damar malformasyonlarının giderilmesi, estetik meme operasyonları(büyütme, küçültme ve dikleştirme), liposuction, karın germe (abdominoplasti), bacak kontur düzeltme (yağ alınması, yağ enjeksiyonları, bacak implantları), implantlarla (yumuşak dokuya uygulanan protezler), kontur düzeltmeleri (kalça ve uyluk implantları, erkekte pektoral (göğüs) implantlar- bacak implantları gibi), cilt bakımları ve girişimleri, selülit ve bölgesel vücut inceltme tedavileri”.


Kategori: Haberler

Trackback Uri






6 Mar 10

 

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Üremeye Yardımcı Tedavi (ÜYTE) Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı.

untitled2 Esas amaç riskli gebelikler

Yönetmelik, çocuk sahibi olamayan evli çiftlerden, tıbben uygun görülenlerin üremeye yardımcı tedavi metotları vasıtasıyla çocuk sahibi olmaları için yapılacak uygulamanın esaslarını, bu uygulamayı yapacak merkezlerin açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenliyor.

Yönetmeliğe göre, bu alanda faaliyet gösterecek merkezler, kamu ve özel hastaneler bünyesinde ünite olarak bakanlıkça yapılacak planlama dahilinde açılacak. Merkezler, bünyesinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanlık dalı ile erişkin ve yeni doğan yoğun bakımı bulunan hastanelerde bir ünite şeklinde kurulacak. Bu ünite, hastane hizmet binasının veya bina kompleksinin dışında ayrı bir yerde oluşturulamayacak. Hastane bünyesinde birden fazla merkez açılamayacak.

ÜYTE uygulamalarına ilişkin olarak merkezlerden toplanan bilgiler, Ana Çocuk Sağlığı Aile Planlaması Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirilecek, her yıl rapor haline getirilecek ve yayımlanacak. Yayımlanan rapor, ÜYTE uygulamalarında bulunan ilgili tüm kuruluşlara gönderilecek.

İstatistiksel sonuç ve bilgiler merkezler tarafından bilimsel yayın organları haricinde bakanlık izni olmadan yayımlanamayacak. Abartılı sonuç ve başarı oranları bildirimi ile görsel veya yazılı basın kullanılarak hastaların ve kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açan her türlü faaliyet bakanlıkça izlenecek ve uyarılacak, tekrarı halinde merkezin faaliyeti bakanlıkça durdurulacak.

-YASAKLAR-

Yönetmelikteki vasıf ve şartlara aykırı olarak, izin belgesi alınmadan tabipler ve diğer şahıslar tarafından ÜYTE yöntemlerinden kontrollü overyan hiperstimülasyon (KOH) takipleri yapılamayacak, invitro fertilizasyon (İVF) ve mikro enjeksiyon (ICSI) uygulama için hasta hazırlamak üzere özel yerler açılamayacak veya bulunulan yerlerin bir bölümü bu uygulamaya tahsis edilemeyecek. Bu tür faaliyet gösterilen yerlerin faaliyeti valilikçe derhal durdurularak ilgililer adli yönden işlem yapılmak üzere Cumhuriyet savcılığına bildirilecek.

Merkez sahipliği veya üçüncü şahıslar tarafından; şube, irtibat bürosu ve benzeri isimler altında veya belirli merkez veya merkezlere hasta temini amacıyla bir yer açılamayacak. Bu tür faaliyet gösteren yerler valiliklerce derhal kapatılarak bu yerlerden hasta kabul eden merkezlerin 30 gün süre ile yeni başvuru kabulü durdurulacak.

Çalışma izni olmayan kişilerce merkezlerde hiçbir uygulama yapılamayacak.

Kendilerine ÜYTE uygulanacak eşlerden alınan yumurta ve spermler ile bunlardan elde edilen embriyolar, yönetmelikte belirlenen esaslar dışında her ne maksatla olursa olsun bulundurulamayacak, kullanılamayacak, nakledilemeyecek ve satılamayacak. Bu yasağa uymadığı tespit edilen merkezlerin faaliyetleri ile merkez dışında aynı faaliyetlerde bulunan yerlerin faaliyeti valilikçe derhal durdurulacak.

ÜYTE uygulanacak eşlere sadece kendilerine ait üreme hücreleri uygulanacak. Herhangi bir şekilde donör kullanılması, donör kullanılarak embriyo elde edilmesi, adaylardan alınan yumurta ve spermler ile elde edilen embriyoların başka adaylarda, aday olmayanlardan alınanların da adaylarda kullanılması ve uygulanması yasak kapsamında değerlendirilecek. Bu yasaklara aykırı olarak elde edilen gebeliklerin herhangi bir aşamada tespit edilmesi durumunda, merkez süresiz kapatılarak bu işlemi yapan kişilerin sertifikaları iptal edilecek ve ilgili tüm çalışanların süresiz olarak ÜYTE merkezlerinde çalışmalarına izin verilmeyecek.

Yurt içinde veya yurt dışındaki ÜYTE uygulaması yapan yerlere, yönetmeliğe aykırı olarak hasta sevk etmek, yönlendirmek, teşvik etmek ve bu konularda aracılık etmek gibi eylemlere katılan merkezler ve/veya merkez personellerinin tespiti halinde ilkinde üç ay, tekrarında süresiz olarak merkezin faaliyetine valilikçe son verilecek. Merkez personeli olmamakla birlikte bu hususlarda aracılık ettiği tespit edilen kişi ve kişilerin varsa sertifikaları bakanlıkça iptal edilecek.

Yönetmeliğe aykırı uygulama yapıldığının herhangi bir aşamada tespit edilmesi halinde, bu uygulamayı yapan, hasta sevk eden veya aracılık eden kişiler ile gebe kalan kişi ve donör Cumhuriyet savcılığına bildirilecek.

-RİSKLİ GEBELİKLERİN ÖNLENMESİ ESAS-

İstenmeyen durum olan, anne ve çocuk sağlığını riske eden çoğul gebeliklerin önlenmesi esas olacak, bu doğrultuda belirlenen kriterler şöyle uygulanacak:

”ÜYTE yöntemlerinden biri olan klasik ovulasyon indiksiyonu ile ikiden fazla folikül gelişmemesi hedeflenmelidir. Çoğul gebeliklerin önlenmesi için üç veya daha fazla folikül gelişmesi halinde artifisyel inseminasyon işlemi yapılması yasaktır.

Merkezlerde ÜYTE uygulamasında birden fazla embriyo transfer edilmemesi esastır. Ancak, 35 yaşa kadar birinci ve ikinci uygulamada tek embriyo, üçüncü ve sonraki uygulamalarda iki embriyo, 35 yaş ve üzerinde tüm uygulamalarda en fazla iki embriyo transfer edilebilir.

Bu yasaklara aykırı hareket eden merkezlerin ilk tespitte üç ay, ikinci tespitte altı ay yeni başvuru kabulü durdurulur. Aykırılığın devam etmesi halinde merkezin ruhsatı/izin belgesi ve ÜYTE ünite sorumlusunun sertifikası iptal edilir.”

Cinsiyetle ilgili ciddi bir kalıtsal hastalıktan kaçma hali hariç, doğacak çocuğun cinsiyetini belirleme amaçlı gonad ve/veya embriyo seçimi ve transferi yapılamayacak. Bu durumun tespiti halinde merkezin ruhsatı/izin belgesi ve merkez ÜYTE ünite sorumlusunun sertifikası iptal edilecek.

ÜYTE teknikleri kullanılarak oluşan çoğul gebeliklerde embriyonal ya da fetal redüksiyon yapılamayacak, ancak tıp fakültesi hastaneleri ve bakanlığa bağlı eğitim hastanelerinden alınan durum bildirir heyet raporuna göre redüksiyon işlemi gerçekleştirilebilecek.

-ÜREME HÜCRELERİNİN SAKLANABİLECEĞİ HALLER-

Üreme hücreleri ve gonad dokularının saklanmasını gerektiren tıbbi zorunluluk halleri ise şöyle:

-Erkeklerde:

-Cerrahi yöntemlerle sperm elde edilmesi halinde,

-Kemoterapi ve radyoterapi gibi gonad hücrelerine zarar veren tedaviler öncesinde,

-Üreme fonksiyonlarının kaybedilmesine yol açacak olan ameliyatlar (testislerin alınması vb.) öncesinde,

-Çok az sayıda sperm olması (kriptozoospermi) durumunda.

-Kadınlarda:

-Kemoterapi ve radyoterapi gibi gonad hücrelerine zarar veren tedaviler öncesinde,

-Üreme fonksiyonlarının kaybedilmesine yol açacak ameliyatlar (yumurtalıkların alınması gibi operasyonlar) öncesinde, üreme hücreleri ve gonad dokuları, bu materyallerin güvenliği açısından verici adaya ait DNA analizi ile birlikte saklanır.

Erkeklere ilişkin cerrahi yöntemle sperm elde edilmesi ve çok az sayıda sperm olması gibi tıbbi zorunluluklar nedeniyle sperm veya testis dokusunun saklanması durumunda, dondurulma tarihinden itibaren 90 gün içinde DNA analizi aranmayacak. Bu süreyi aşması halinde DNA analizinin bulunması gerekli olacak. Saklama süresinin bir yılı aşması halinde her yıl dokuların/hücrelerin saklanması için kişinin mutlaka başvuruda bulunarak rızasının devam ettiğini ifade eden imzalı dilekçesi vermesi gerekecek.

Dondurulan üreme hücreleri ve gonad dokuları, alınan kişinin yıllık protokol yenilememesi, isteği ve ölümü durumlarında müdürlükte kurulacak komisyon tarafından tutanak altına alınarak imha edilecek.

Adaylardan fazla embriyo elde edilmesi durumunda eşlerden her ikisinin rızası alınarak embriyolar dondurulmak suretiyle saklanacak. Saklama süresinin bir yılı aşması halinde her yıl embriyonun saklanması için çiftler mutlaka başvuruda bulunarak taleplerinin devam ettiğini ifade eden imzalı dilekçe vermeleri gerekecek. Eşlerin birlikte talebi, eşlerden birinin ölümü veya boşanmanın hükmen sabit olması halinde ya da belirlenen sürenin son bulduğunda saklanan embriyolar müdürlükte kurulacak komisyon tarafından tutanak altına alınarak imha edilecek.

Alınan numuneler merkezlerde en fazla 5 yıl saklanacak. 5 yıldan fazla saklanma bakanlığın iznine tabi olacak.

Yönetmelikte belirlenen ÜYTE uygulamaları ve yönetmelik dışı uygulamalar konusunda bilgilendirme amacıyla da olsa tüm basın ve iletişim araçları ile reklam yapılamayacak.

-MERKEZLERİN SORUMLULUKLARI-

Merkezler, ÜYTE uygulaması sonucu gebe kalan hastaların doğum eylemi gerçekleşene kadar takibinden sorumlu olacak.

Merkezler, şikayet üzerine yapılan inceleme ve soruşturma ile bakanlıkça teknik komisyona yaptırılan veya bakanlık müfettişleri tarafından yapılan olağan ve olağan dışı denetimler hariç olmak üzere, müdürlük ekipleri tarafından yönetmeliğin ekindeki denetim formuna göre üç ayda bir rutin olarak denetlenecek.

ÜYTE uygulama sonuçları il sağlık müdürlükleri tarafından yeterli bulunmayan merkezlerin faaliyeti, bakanlıkça üç aydan altı aya kadar durdurulabilecek. Bu süre içerisinde yeniden başvurulduğu takdirde, merkezin durumu tekrar değerlendirilerek çalışmasına izin verilecek veya faaliyetinin durdurulmasına devam edilecek. Sürenin sonuna kadar yeniden değerlendirme talebinde bulunmayan ve durumunda değişiklik olmayan merkezlerin faaliyet izni iptal edilecek.

Faaliyette olan merkezlerin herhangi bir nedenle kapanması halinde merkezde takip edilen vaka, dondurulmuş ve saklanmış embriyo, gonad dokusu veya gonad hücresine ait ilgili bilgi ve belgeler, bağlı bulunduğu il müdürlüğüne en geç üç gün içinde bildirilecek. İlgili müdürlük tarafından, merkeze en yakın hastane bünyesindeki ÜYTE merkezi belirlenerek merkezdeki dondurulmuş ve saklanmış embriyo, gonad dokusu veya gonad hücresi, muhafazasının sağlanması, hastaların mağdur edilmemesi bakımından işlemlerin devamının nakledilen merkez tarafından yürütülmesi için tutanakla nakledilen merkeze teslim edilecek.

Bir ilde ihtiyaç halinde birden fazla denetim ekibi oluşturulabilecek.

Bugün yürürlüğe giren yönetmelikle, 21 Ağustos 1987 tarihli ve 19551 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı.


Kategori: Haberler

Trackback Uri






6 Mar 10

rob RİHANNA GECEYE DAMGA VURDU!

POP MÜZİĞİN YENİ YILDIZI RİHANNA, ALMAN GRAMMY’Sİ OLARAK NİTELENDİRİLEN ECHO ÖDÜLLERİ’NİN DAĞITILDIĞI GECEYE DAMGASINI VURDU.

Alman Fonografi Akademisi tarafından verilen ödüllerin dağıtım töreninde sahneye çıkan Rihanna’ınn sahne şovu kelimenin tam anlamıyla nefes kesti. Rihanna, sahneyi dev robotlarla paylaştı. Bir robotun “sarkıntılık” ettiği 22 yaşındaki yıldız, başka bir robotla öpüştü. Bir başka dev robot ise gözlerinden Rihanna’nın üzerine su püskürttü.

Rihanna bu sahne şovuyla yeni single’ı Rude Boy’un başarısını da sahnede kutlamış oldu.


Kategori: Haberler

Trackback Uri






6 Mar 10

funda BURUN ESTETİĞİ YAPTIRDI

 

Milliyet yazarı Ali Eyüboğlu’na göre, son yılların en gözde şarkıcılarından biri olan Funda Arar da, geride bıraktığımız günlerde estetik operasyonu geçirdi.

Hiçbir sansasyona karışmadan, Sanat Müziği eserlerini kendine özgü yorumlayarak ekstraların aranılan şarkıcısı olmayı başaran Funda Arar, burnundan bir kez daha estetik ameliyatı oldu. Arar, hazır ameliyat masasına yatmışken yüzünde küçük birkaç operasyon daha yaptırdı.


Kategori: Haberler

Trackback Uri






6 Mar 10

meltem MELTEM CUMBULDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

MELTEM CUMBUL, KANALTÜRK’TEKİ ‘LAF ARAMIZDA’YA ÇARPICI AÇIKLAMALAR YAPTI

Daha önce ‘Abdülhamid Düşerken’ ve ‘Propaganda’ filmlerindeki sevişme sahneleri ile çok konuşulan Meltem Cumbul, “Bu tür sahnelerde çok geriliyorum. İzleyiciler bizim aşk yaşadığımızı zannediyor. Ama öpüşmek bile büyük bir azap. Aklıma hep babam geliyor ve tedirgin oluyorum” dedi


Kategori: Haberler

Trackback Uri